lord_of_darkness zardanüye


Kayıt: Sep 27, 2005 Mesajlar: 790 Nerden: Ankara
|
Tarih: Cmt May 05, 2007 3:24 pm Mesaj konusu: Davul Anahtarı Zardanadam Roportajı |
|
|
Öncelikle davulanahtari moderatorlerinden lynx çok teşekkürler zardanadam a davulanahtari sitesinde yer verdiği için...
Röportaj www.davulanahtari.com dan alıntıdır...
| Alıntı: | Zardanadam, 2001 yılında kurulmuş, tarzları kendine özgü bir rock grubudur. Şu anki kadrosu şu şekildedir: vokalde Erbatur Çavuşoğlu, davulda Cem Polat, elektrik basta Paşa Altın , solo gitarda Tolga Kaya, ritm gitarda Utku Doğruak.
Zardanadam’ın bu güne kadar yayınladığı 4 adet albüm var: Tamamböceği (2002), Korsan (2002) , Dibini Gör (2005), Kalbim Yok (2006). Kurulduğundan beri pek çok başarıya imza atan grup, kaydettikleri tüm şarkıları ve albümlerini hem web sayfaları üzerinden yayınlıyorlar, hem de isteyene kargoyla ücretsiz bir şekilde (kargo masrafı hariç) elden teslim ediyorlar. Müziği sadece müzik için yaptığı açıkça belli olan Zardanadam ile Davul Anahtarı adına bir ufak bir röportaj yapma şansına da eriştim. Bu röportajı sizlerle paylaşmak istiyorum.
• Herkesin işi gücü dolayısıyla kendisine ve hayallerine yeterince zaman ayıramamaktan şikayetçi olduğu şu zamanda, Zardanadam; kariyerlerinin, öğrenim ve öğretim hayatlarının, iş hayatlarının arasına 6 senede 4 albüm sığdırmayı başarmış bir grup. Bu enerjinin ve verimliliğin sırrı nedir?
Arkadaşlık, müzik sevgisi ve sabır.
• Ben Zardanadam’ın müziğini anlatırken “Eğlenceli bir müziğin üzerine yazılmış hayatın sözleri” diyebiliyorum; fakat kalıplar doğrultusunda müziğinizi anlatmakta zorluk çekiyorum. Siz kendi müziğinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Zardanadam’ın sizce farklı olduğu yönler nelerdir?
Hayatı sadece kötü yönleriyle ele almayan, onun içindeki umudu bulup çıkarmaya çalışan, isyankar, satılık olmayan, basit, Türkçe sözlü bir rocknroll.
• Tamamböceği ve Korsan albümlerinde Türkiye’de ses mühendisliği denilince ilk akla gelen isimlerden, kendi müziğiyle de müzikal anlayışındaki farklılığı ortaya koyan Demirhan Baylan ile çalışma imkanı buldunuz. Onunla çalışma sürecinin ne gibi getirileri oldu ve Zardanadam’ı ve bu albümleri nasıl etkiledi?
Demirhan’la çalışmak keyifli ve öğretici bir süreçti. İlk defa parçalarımızı onunla kaydettik. Demirhan, stüdyoda insanı rahatlatan, yönlendiren biri. Müziği canlı kaydetmenin tüm avantajlarını onunla öğrendik. Ancak kendi de kabul edecektir, masa başında zor bir insan. Karşılıklı saygıyla zamansal ve teknik açıdan zorlu şartlar altında olmamıza rağmen güzel işler çıkardık. Onun sayesinde gözümüzde büyüttüğümüz pek çok şeyin aslında kolayca yapılabilir şeyler olduğunu gördük.
• Yaptığınız müzikle hiçbir zaman tabir-i caizse ‘voleyi vurmayı’ hedeflemediniz. Albümlerinizi ücretsiz olarak, kargoyla Türkiye’nin her yerine dağıttınız, internet sitenizden yayımladınız. Gerçekten müziği müzik adına yaptığınız ortada, kendi deyiminizle “Satılık olmayan bir Dünya için...” Peki bu süreç bazen yorucu, sinirleri zorlayıcı olmuyor mu?
Tabii ki oluyor. İşlerden atılıyoruz, sevgililerimiz terk ediyor. Arada birbirimizi de kırıyoruz. Biz normal bir grup gibi sadece şarkılar yazıp, konserlere çıkmıyor, bu şarkıları kaydediyor, produce ediyor, insanlara dağıtım ve tanıtım işlemlerini de kendimiz üstleniyoruz. Bunun ciddi bedelleri olabiliyor. Yine de bizim icin en guzeli, en onurlusu ve giderek işerin nasıl işlediğini öğrendikçe en rahatı bu yol.
• Zardanadam ismi ilginç ve artık sizinle bütünleşmiş bir isim. Konserlerinizde grup üyelerinin her birini sadece ‘Zardanadam’ olarak tanıtıyorsunuz, bunun özel bir anlamı var mı? Peki bu ismin ortaya çıkış süreci nasıl oldu?
Bu isim etrafımızdaki herkeste şeffaflığı çağrıştıran bir isim oldu. Biz bu amaçla koymuştuk zaten. Ama bazılarına tavla zarını, kumar ruhunu da çağrıştırdı... En çok önemsediğimiz şey, ‘Zardanadam’ın herhangi bir anlamı olmayan, içini yaptığımız müzikle, tavrımızla, duruşumuzla doldurabileceğimiz bir kavram olması. Zardanadam dendiğinde akla biz geliyoruz. Onun anlamı biziz. Başlangıçta Zardanadam ismini çok bilinçli seçmedik zaten. Sonradan kendimiz anlamlar yükledik ve ismimizi sevmeye başladık. Çoğumuz içi dışı bir, naif, içi gözüken, zar gibi bir adamı düşünüyorduk. Bir konserimizi seyreden bir izleyicimiz (sonradan arkadaşımız oldu), ismimizi tavla zarıyla bağdaştırarak bir çizim gönderdi. Böylece grubun bir anlamda maskotu, logosu olan karakter de tamamıyla kendiliğinden ortaya çıkmış oldu. Grubun altı kişi olması, bir zarda da altı yüzün bulunması, bu yoruma elverişli. Zar, bir şans ve risk unsuru. Bizim hayatlarımız da riske, şansa, heyecana dayalı; rock’n’roll’la yıkanmış hayatlar…
• Türkiye’de müzik yapmanın zorluklarını sanırım en derinden yaşayan müzisyenlerdensiniz. Bu işin başında olanlara ne gibi öneriler verebilirsiniz?
Sabırlı olmalarını. Hemen yılmamalarını. Birlikte müzik yaptıkları insanları doğru seçmelerini, virtuözitedense dostluğa önem vermelerini.
• İş hayatında iş arkadaşlarınızla ve (Erbatur ve Tolga için) okul hayatında öğretim görevlileri ve öğrencilerinizle iletişiminizde Zardanadam’ın nasıl bir etkisi oluyor? Müzikle uğraştığınızdan dolayı farklı tutumlarla, farklı anlayışlarla karşılaştığınız oluyor mu?
Çok fazla etkisi olduğu söylenemez. Yine de iş arkadaşlarımızdan konserlerimize gelenler bizi o ortamda görünce şaşırdıklarını, arkadaşımız oldukları için gurur duyduklarını söylüyorlar.
• Bundan sonraki albümleriniz için ne gibi bir rota çizdiniz? Yine bandrollü bir albüm yapmayı mı düşünüyorsunuz, yoksa eski Zardanadam albümleri gibi, elden ele, emek ile sevenlerine ulaşacak albümlerle mi karşılaşacak sevenleriniz? Bu iki yolu kıyasladığınızda ikisinin size getirdiği artılar ve eksiler nelerdi?
Eskisi gibi, albümlerimizi karşılık beklemeden dağıtmaya devam etmeyi düşünüyoruz. Bugune kadar verdiğimiz emekler ve edindiğimiz tecrübelerle artık işimizin eskisi kadar zor olmayacağını ümit ediyoruz. Konser gelirlerimizin bir kuruşuna bile dokunmadığımız, bunları daha sonra kendilerine iade edilmek üzere dinleyicilerimizden aldığımız borçlar olarak kabul ettiğimiz düşünüldüğünde, bunu zaten bir ödev olarak gördüğümüz anlaşılır. Bu işin artıları, özgür olmamız, kimsenin bize karışmaması, para kazanmak zorunda olan kişilerin kötü niyetli olmasalar bile aramıza girerek kimyamızı bozmaması. Dezavantajları arasında ise insanların sizlerden kolay kolay haberdar olmaması, medyanın size yer vermemesi hatta sizle uğraşması sayılabilir.
Ayrıntılar:
İşte böylesine samimi ve enerji dolu bir grup Zardanadam. Sizlere bu grubu tanıtmak istedim. Web adresleri olan : www.zardanadam.com ‘dan bütün şarkılarına erişip, dinleyip, albümlerini dinleyebilir, sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz.
Fotoğraf: www.zardanadam.com
Kaynaklar: www.zardanadam.com ve albüm kapakları
Röportaj: Yiğit Gençay |
_________________ Ekim ayı geçti...zardanadam doğdu kaç yaşına geldi...artık hatırlayan yok...Hepsi Hepsi Hayat Ne de olsa... |
|