Kayıt: Feb 25, 2006 Mesajlar: 551 Nerden: istanbul-kütahya
Tarih: Cum Hzr 06, 2008 7:04 pm Mesaj konusu:
-derin-
bilmezdim ellerinin sıcaklığını
dokunmamıştım böylesine uzun süreli...
gülerdin,
gülünce gözlerin de gülerdi..
izlerdim her halini
incelerdim gözlerinin derinliğini
olmazdı yüzümde gülümseme
sana dalıp giderdim.
zaman geçip giderdi
aldırış etmezdim giderek yaşlanmama
kapatırdım gözlerimi aydınlığa..
ben kendi halimde dünya kurmazdım
olması mümkün olmayan hayallerime..
atmosferimde sigara dumanı,
gökyüzümde gece vardı
açmazdım perdelerimi.
içten içe istemiştim seni
yüzünü yüzüme kapatmayı
omuzlarında uyumayı
bileklerine dokunmayı
içlemiştim mutluluğunu kendime..
imkansızlıktın aslında
kabullendiğim...
bilmezdim içten içe istediğini
böylesi yoğunlukları hayal ettiğini.
birbirinden habersiz iki ray gibi
aynı durağa ulaşırmışız meyer
farkındalığına icabet edemedik..
sadece benekli yeşili değildi
gözlerinin mükemmelliği
derinden derine işleyen yoğunluğuydu
gözlerime bakınca aklımı sarsan..
bilincimdeydin elbette
sana yönlendirmiştim
tüm cevapsız istençlerimi
olmazdı ya
ihtimali kadranın içine alıp,
deklanşöre bastım olasılıklar dahilinde
mutluluğa maddesellik katamadım ama
bir adım daha yaklaştım varlığına..
istemimdi seni bana yaklaştıran
inanılmaz hayat enerjin
her şeye rağmen yaşama gücün..
bu gücün çekim alanına kapıldım ben.
hayata duruşunla vurduğun tokatlardı
benim yıkılmışlığımın anlamını kaybetmesini sağlayan.
maddesel acılar bir yana
içsel ağrılar güçlendiriyor insanı..
mutluluğunun nöbetindeyim şimdi
mutluluğuma nöbet tuttuğun gibi...
dokundum saçlarına ellerimle
alnına yasladım alnımı
dokundu kirpiklerim,kirpiklerine..
mutluluktu sanırım bu
sarhoşluğumdan flulaşan görüntüler.
içten gelen tebessümler gibiydi
yastığımda uyuyan yüzün
kalp krizi geçiriyordum sanırım
tansiyonum kaçtı bilemiyordum..
nasıl bir heyecandı bu?
dünyaya gelirken dahi hissetmemiştim
böylesi yoğun bir heyecanı.
gözlerin ne kadar da büyük ve derin
bakınca içine,
için içine sığmıyor
görüyorum.
içine düşsem avuçlarının,
beni de götürsen gittiğin her yere
hiç ayrılmasam ellerinden.
gökyüzüm bulutlu hala
özellikle de geceleri
kapatınca gözlerimi
çaresiz düşlerimde görüyorum
emsalsiz,anlamı derin güzelliğini.
(uzun zaman sonra heyecan.uzun zaman sonra bu heyecana bir şiir.uzun zaman sonra bir şiire yoğunluk..) _________________ put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein
Kayıt: Feb 25, 2006 Mesajlar: 551 Nerden: istanbul-kütahya
Tarih: Prş Hzr 12, 2008 6:17 pm Mesaj konusu:
-yoğun-
nasıl da güzeldir gülüşün..
yüzüne muhteşem bir nakış gibi
işlenmiş zümrütize gözlerin.
daldıkça derinliklerine,
kaybolan zaman umrumda değil.
gözlerime damlıyor damlalar
kapatmıyorum.
titrek ellerime sıkışırdığın ellerine
hangi karanfil bahçelerini demetlesem
ya da muhteşem duruşununa
hangi tuvali arkaplan seçsem..
karakalem rüyalardan sonra
perdeleri açılmış bir pencere gibi
duruyor önümde hayat.
hafızamı zora sokup
içinden seni çıkarıyorum.
en ufak ayrıntıları hatırlamaya çalışıp,
aklıma geldikçe mutlu oluyorum..
meğer derinden derine işlemişim seni içime.
farkındalığından yoksundum yoğunluğunun
ruhum bedenimden sıyrılıp,
ruhuna iliklemiş yalnızlık düğmelerini
ayırdına varamamışım ne yazık.
geçip gitmiş zaman
yükselmiş ömrüme eklediğim rakamlar..
en sonunda gözlerin gelmiş
cılız kirpiklerimin tam da önüne
fakat nasıl da derinmiş
ulaştım en derinliğine.
dokunmak istedim
ruhunun kadifeliğine
hissettikçe ellerini ellerimde
dalıp gittim ruhumun derinliklerine
uzun yolumdu derin gözlerin.
yürürken yüzünde parmakuçlarım
dönüp dolaşıp kendime ulaştım.
derin uyumuştun,
gözkapakların birbirine örtülü..
izliyordum nefes alışını
dokunsam uyanacaktın
tuttum ellerimi ellerinle
gözlerimde yüzünün muhteşemliğiyle
kapattım çökük gözlerimi,
yanımda sen ve düşlerimde güzelliğinle
derinliklere bıraktım ezinçliklerimi..
(mutluluğu ayakta alkışlayalım,lakin bu büyük başarı) _________________ put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein
Kayıt: Feb 25, 2006 Mesajlar: 551 Nerden: istanbul-kütahya
Tarih: Pts Hzr 16, 2008 5:37 pm Mesaj konusu:
-titrek-
vücudun herhangi bir noktasında başlar
önlenmesi güç istemdışı sarsıntılar..
kararan görüntülerin seçilmesi zor
süzülen düşüncelerin çözümü de...
ellerimi yüzüme kapatırdım
mutluluğundan şüphelendiğim vakit.
saatler akıp giderdi gözlerimde
ben senin ömrünün önünde sıraya girmiştim
öylece dikiliyordum karşında,
mutluluğundan kendime pay biçip,
mutlu oluyordum kendi olasılığımda..
sıram ne zaman gelirdi bilmiyordum
belki de hiç gelmezdi diyordum.
atmosferin olmaya karar vermiştim
benim ciğerlerimle nefes almalıydın,
sana hayat veren ne varsa ben olmalıydım..
olasılıklarına ihtimal varsayımı olmaktan çıkıp,
varlığına varlığımı şart koşmalıydım.
teselli edilemez bir yaşlanma hissi
giderek düşkünleşen ruhun,
artık yaslanmaya değnek arar oluşu
ayakta durmakta güçlük çeken vücuda
enjekte edilen jetokain çaresizdi.
tüm hayaller imkansızlığına rağmendi
yastığa düştüğünde karamsar zihnin yetiştirdiği..
olmazlığının ağırlığınaydı bütün düşler
kurar dururdum beynimi varlığına.
zamanı gelip de çalmazdı hiçbir zaman
uyanamazdım muhteşem yoğunluğuna.
uyuşturulmuş bir uzuv gibiydi ellerim
dokunsam dahi hissetmezdim
meğer senin ellerinmiş,
ellerimin hissine denk düşen..
beyaz yüzüne süzülen saçların
ve mükemmel ifadeli bakışların..
yeşili huzur getiren muazzam gözlerin
ve mutluluğuna kanıt anıtsal gülüşlerin..
insan bilincini kaybediyor,
tanımını sen odaklı yapıyor..
ancak tanrıçalara yaraşır bir asalettir o
gözlerini uzaklara odakladığında oluşan..
tüm sistemlerimi alt-üst edip,
tüm ilgimi sana yoğunlaştıran.
(tanrıçasına küçük bir ayet) _________________ put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein
bir asır geçti üzerimden
nasır tuttu yalnızlıklarım
yalnızım evet içten içe bir kurt gibi kemirmekte beni bu yalnızlık
konuşacak insanım yok,söyleyecek şeylerimin çokluğu öldürüyor beni
ve yokluğu aslında hislerimin
yoğun bir nefret belki hissettiklerim
üzgünüm ben seni hiç sevmedim
küçük bir bedende yorgun bir kadındım ben
enginliklerim sığıntı bir bedenin sonluluğuna mahkum
bir sancıydı içimi sancıtan
sonrası....sonrası sendin işte
sonsuzluk vaadettin
ve aşk acındı beni kendimden geçiren
anladım ki şimdi sonsuzluk yoktu
üstelik başka bir sonluydu sonluluktan kurtulmak için seçtiğim
sen değilsin aradığım
ve aşk yok ki üstelik
ki ben zaten yorgun bir kadının ruhunu seslendiren
küçük bir kızım _________________ sofular günah demişler bu aşkın şarabına
ben doldurur,ben içerim günah benim kime ne
?
Kayıt: Feb 25, 2006 Mesajlar: 551 Nerden: istanbul-kütahya
Tarih: Cum Ağu 08, 2008 11:29 pm Mesaj konusu:
-soluk-
düzensiz nefesler.
titreyen görüntüler.
bilinç bir ihtimal kötü halde
umuda yüklenen görev imkansız
ve artık hiç yakın değil ihtimaller..
biraz doğrulur gibi olan vücuda
tekrar yatağa uzanması emredilir
-çaresizliğe mutabık davranış örneği-
görüntüye tekrar gelen beyaz tavan görüntüsü
şimdi ve sonrasında anlamını kaybetmiş.
gökyüzü değil miydi gideceğimiz yer?
neden toprağa atıyoruz bedenimizi?
sorgulamanın bir anda kesilmesiyle
karanlığa yanan bir mumdan sızan ışık..
tutulacak bir elin olmamasıyla alakalı endişe
ve önünü görememenin yaşamını kısıtlayışı.
-deneysel intihar çalışmaları-
-olasılıksal davranış bozuklukları-
(tutunmak artık çok zor) _________________ put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein
Kayıt: Feb 25, 2006 Mesajlar: 551 Nerden: istanbul-kütahya
Tarih: Cmt Ağu 30, 2008 7:46 pm Mesaj konusu:
-tortu-
önce gözlerini bağlayın
daha sonra eller ve bacaklar..
hiç üzerine düşülmeyen bir ağrıydın
çektim sızını içimin en derinine
gökyüzüne yıldızlar düştüğünde
bulutlar geldi yerleşti yüzüme.
hiç bilmezdin belki de
yakınında ama uzaktan seni sevdiğimi
hiç ummazdın belki de
senden ayrı kalamayışımın sebeplerini..
insan hayal ediyor zaman zaman
imkansız olsa da istiyor mutluluğu.
alışkanlık değil bu asla..hayır!
mutluluğa alışacak kadar yaşamadım onu.
başka kollarda aradım kollarını,
başka gözlerde aradım gözlerini..
koşturup duruyordum peşinden
başka bedenlerin,ruhların..
seni bulma umudunu ekmiştim istencime.
insan uğraşacak şeyler buluyor
unutacak bir şey bulamadım sende
gözümün önündeydin
bu ne kadar acı verse de..
katlanıyordum,dayanıyordum
her nasılsa öylece bekliyordum.
içimde taşıdım sevgini,değerini
ne kadar imkansız olsa da istedim.
şimdi küçük bir zamanın ince diliminde bile,
senin yanımda olmanı isteyen telaşım,
gözümün içinde gülen gözlerine duyduğum özlem var.
donmuş ellerimi tut
soluk yüzüme bak
çökük gözlerimi anla
baktılar senelerce
uzaktan uzağa sana..
nasıldır bilemezsin ellerinin kadifeliğini
gözlerinin yeşilinin içini bilemezsin
milyonlarca cümle olsa bile
tanımlayamaz senin güzelliğini..
derin çekilen bir nefes gibidir rahatlığı,
narin omuzlarında bedenimin.
derin kazılan mezarlar gibi karanlıktır,
bulunduğu yer zarif sevgimin.
(karşılaştırmalı ruh analizleri I) _________________ put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein
Yolda orada olmayan insanlar görüyorum
Üşüyorum..
Gökyüzünün bastırılmış çığlığının arasında
Arada bir kendini gösteren o titrek ısığın altında
Korkuyorum..
Bir korku ki kendini yitirme tehlikesi
Bir korku ki aslında varoluş belirtisi
Ürperiyorum..
Gözlerim kapanıyor artık ben rüya görürken
Saklamıyorum dört duvardan karanlık bakışlarımı
Büyüyorum... _________________ <div><em><strong>Bedeni, ruhu ve dusuncesi arasindaki o buyuk uyumu kurmak isteyen; $izofren bolunmelerin ardindan TEK olmak isteyen insan</strong></em></div>
Artık şarkı dinlerken seni düşünmüyorum..
Çünkü şarkılarda düşünmek seni bana getirmiyor..
Sadece ben acı çekiyorum..
Yaralarımı derinleştiriyorum...
Hayata küsüyorum..
Sen kaçtıkça, ben seni yakalamaya çalışıyorum..
Zaten hep kaçan kowalanır..
İşte bende öyle...
Senin gölgen gibi,
Gitmemi istediğin zaman gidiyorum,
İstemediğin zaman hep yanındayım..
Ama şimdi?
Benim dokunduğum ellere, bi başkası dokunuyor..
Benim bakmaya kıyamadığım gözlere, bi başkası bakıyor..
Benim bi zamanlar olduğum kalpte, bi başkası war şimdi..
Bi başkası... _________________ <div><strong><em>BELKİ ALI$MAM LAZIM YALNIZLIĞA..!!</em></strong></div><br />
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız