Menü
· Ana Sayfa
· Biyografi
· Grup Elemanları
· Konserler
· Diskografi
· Sözler ve Akorlar
· Audio - Video
· Resim Galerisi
· Forumlar
· Üye Bilgileri
· İletişim
· Medya İlişkileri
· Zar Çalar
· Zardanadam Güncesi

Gelecek Etkinlikler
Kasım 2008
  1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
 


Konserler
TV & Radyo Programları
Özel Günler

E-Posta Listesi
Zardanadam
E-Posta Listemize
Üye Olun
Arşivlere göz at

Kullanıcı Bilgileri
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Üye Adı

Şifre

Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin

Sitemize üye degilseniz buraya tıklayarak üye olabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak forumlara mesaj gönderebilme ve yorum yazma gibi avantajlara sahip olacaksınız.

Üyelik:
Son Üye: dilaram
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam: 4804

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 33
Üye: 5
Toplam: 38

Şu An Bağlı:
01: wesayre
02: Necroshine
03: ASEtAtt
04: fue
05: econom25

 
zardanadam.com: Forumlar


www.zardanadam.com :: Başlığı Görüntüle - kendimize ait şiirlerimiz...
 SSSSSS   AramaArama   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   ProfilProfil   LoginLogin 

kendimize ait şiirlerimiz...
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 25, 26, 27, 28  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    www.zardanadam.com Forum Ana Sayfası -> İçimi Dökmeliyim
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
seckin
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Feb 25, 2006
Mesajlar: 551
Nerden: istanbul-kütahya

MesajTarih: Cmt Ekm 13, 2007 2:34 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

-çise-


bir bardak şekersiz demli çay
gökyüzü bulutlu
önümdeki buğu değil,duman
yağmur düşme çelişkisinde
buluttan ayrılma konusunda son aşamada
toprak sabırsız
kuşlar tedirgin...
donuk bakışlarımı pencereden uzatıyorum
tek-tük düşen damlaları izliyorum
bulutlar beyaza biraz gri edinmişler
yer yer siyah kararsızlıkları..
ekim akşamüstünde cumartesi yılgınlığı
zaman zaman alıyor yanılgılarımı...
kuşlar kümeler halinde gökyüzünde
yağmuru beklemekteler trajik biçimde
kanatları ıslanınca uçamayacaklar
ağaçların yorgun dallarına sığınacaklar..
zaman beni kendine ortak ediyor
peşinden öylece sürüklüyor.
ne kadar zaman geçti?
omuzlarında dökmeyeli gözyaşlarımı
ritmi yüksek kalbin hakkında konuşmayalı
ne kadar zaman oldu deniz gözlerine bakmayalı?
nefeslerin durmuştur büyük ihtimalle
titrek ellerin hareketsiz
tebessümle muhteşemleşen dudakların durgun..
kadifeliği bir nebze aşan sesin yoktur şimdi,
belki de artık hayatımda sadece bir rüzgar
zaman zaman yüzüme dokunup dışarı çıkan
sonra çise yağmurlar için bulutlara koşan..
şimdi düşündükçe seni
uzaklıklar yakın olmuyor
yakınlıklar uzaklaşıyor
yalnızlığı severdik ya
o da bizi severmiş meğer
kahvemize eşlik eden sigaralar.
belki de acele ettin gitmekle
ardarda çektiğin nefeslerle..
örgün yaşamdan safdışı edildim
zamanım yokluğunla geçiyor
lavanta kokan gözlüklerini unutmadım
ellerinin üstüne çıkmaya çalışan damarlarını..
derinin altındaki yaşam hücrelerinin inadını
imkansız olsa da
manamıza kattığın sonrasızlığı..
özledim
kimi zaman unuttum
bunu kabul etmeliyim.
sonsuz uykunu bölmek için geleceğim de
son yatağının yerini bilmiyorum işte
denizi isterdin cansız bedenin için
gidemiyorum maviliklere..
gökyüzü yetiyor,
deniz mavisi gözlerini görmeme.
şimdi onu seviyorum,
henüz anlatmadım sana
aslında tam istediğin gibi..
zifiri karanlığı aydınlatan biçimde
elleri yorgun ama istekli
lavanta kokuyor gözlerinin içi..

(ıslak kaldırımların yorgun anılara şahit olma yetisi)
(sonbahar şiirleri)
_________________
put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein


En son seckin tarafından Sal Ekm 16, 2007 2:18 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
seckin
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Feb 25, 2006
Mesajlar: 551
Nerden: istanbul-kütahya

MesajTarih: Cmt Ekm 13, 2007 11:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

-sağanak-


-yağmur yağıyorsa,yine ölmüştür birileri-

yasımı yürüyerek tutuyorum
bir nefesi daha defnettim
tüm vücuduma yayılan bir enerji
ve tüylerimin diken diken oluşu..
bunu beş saniye sonra tekrar yaşayışım
ve şimdi bir daha oluşu.
suskunluğuna anlam veremeyişimle
yüzümü düşürüyorum yerlere.
bakışların nasıl da dolgun böyle?
kaşların ne kadar da ihtişamlı...
dudaklarını anlatamıyor dudaklarım
sesi gelmeden titremesi geliyor yüzüme
geceleri adını tekrarlıyorum kendime
bunu çoğu kez tekrarlayıp,
dalıyorum senli düşlere..
adımlarım hızlanmaya başlıyor
ellerim ceplerimde yüzüm yerde
birikintilerde oluşan dairelere bakıyorum
o kadar çoklar ki,onları yakalayamıyorum
bulutlar çığlık çığlığa
korkmuyorum
ölümün soğukluğunu hissedip
bulutlara hak veriyorum
fuzuli bir ölüm fazla üzmez kimseyi
daha çok sinirlendirir,
pişmanlık hissettirir..
fuzuli bir beden için ne yapmalı?
fazladan bir ölümden ne çıkar?..
başımı kaldırıyorum
ıslak kirpiklerim ve retinamda sokak ışıkları..
görüntüler bulanık,
seçmeye çalışmıyorum..
sigaramı yakmaya neden aramadan
ıslak dudaklarıma alıyorum
nemli sigaranın bedenini..
çakmağın ateşiyle aydınlanıyor yüzüm
neyse ki karşımda ayna yok..
bir fazla kesik için tahammülüm olsa da
şimdilik kan kaybına enerjim yok..
yağmur çenemden ellerime düşüyor
boynumdan içeriye ılık ılık ilerliyor
biraz üşüyorum,ama titreme henüz yok..
gözçukurlarımı yağmurla doldurup
karanlığı delip geçen ışık olaylarının,
gözkapaklarımı aydınlatmasını izliyorum..
dokunduğu her nesneden ses gelen damlaların
tınılarına dikkat kesiyorum..
cenaze işlemi sona erdi
şimdi dua edelim..

(yağmura kavuşan tenin,birinci dereceden titreme bilinmezliği)
(sonbahar şiirleri)
_________________
put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
seckin
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Feb 25, 2006
Mesajlar: 551
Nerden: istanbul-kütahya

MesajTarih: Sal Ekm 16, 2007 12:00 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

-parça-


-sıvı mumlar damlıyor gözbebeklerime-
biraz sıcaklar ama olsun..
gözlerimi kapatmıyorum,
çünkü gözlerine bakıyorum...

trajikomik biçimde geçiyor uykular
gülünecek bir haldeyim,
karışık yüz ifadeleriyle katıklı..
unutmuyorum gözlerinin bakışlarını
başını önüne eğip,
yüzünü perçemlerinle kapatıp
gülüşlerini benden gizleyişini..
utangaç ifadelerle
muhteşem dudaklarına eklediğin tebessümler..
yanakların kırmızı kırmızı olurmuş
görmedim,o kadar utandırmadım seni..
ben de eğdim başımı önüme
daha fazla bakamadım gözlerine
tansiyonum yükseldi
kan basıncım düştü
ellerim titredi
gözlerin bilinçaltımda düştü.
gördüm,uyanmak istemedim.
gözlerim açılmasın istedim
kıvırcık ama bu konuda çekimser saçlarını
toplama istedim.
toplayınca da ne kadar yakıştığını kabul ettim..
kalbimi,kalbinin üzerine yaslamayı diledim
bir yıldız kaydığını farkettiğimde
uçsuz bucaksız zifiri gökyüzünde..
yanımda ol istedim
ellerim ceplerimde
kaldırım kenarından
öylece yürürken bilinmezliğe..
aynalarımı beraber kıralım
ben sana bakayım yeter
her sabah ilk kez görmüşçesine..
kaç kilometre satır kaldı ömrümde?
ya da kaç milimetredir adımın uzunluğu?
kaç ömre sığar bir saniye suskunluğun?
zihnime atmosferdir sesin
sarıp sarmalar dünyamı..
kesilmesin isterim elektrikler
mum aydınlatamıyor fotoğrafını...
yorgun başını yastığına koy
fazla yorma kendini.
ben burada penceremdeyim
kayacak bir yıldızın çelişkisinde
veyahut duyacağım sesin beklentisinde..
yağmurlar yağıp birikiyorlar
köprücük kemiklerinin çöküntülerine
keman misali kaşların
sanki alnına birer işleme..
saçlarının kırıklarını aldırma
her teli ömrüme bedeldir...
iri kıvrımlarında saklıdır
yaşadığın her bir günün anısı,
gözlerin gözlerimin yansıması..

(Hareketsiz,Algısal,Zarif,Endamlı,Lal)
(sonbahar şiirleri)
_________________
put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
seckin
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Feb 25, 2006
Mesajlar: 551
Nerden: istanbul-kütahya

MesajTarih: Sal Ekm 16, 2007 12:28 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

-bütün-


-karaşın gözlerin takılıyor uzaklara-
-kapat onları,daha fazla yorma-


nikotin destekli yalnızlık güzleri..
dikkate takılan bulut görüntüleri..
acele etme,yağmur da birazdan gelir
düşer,sızar kaldırım taşlarından toprağa..
eşanlamlı düşler oratoryoları
denk manalı rüya kompozisyonları
kuşların gökyüzünde garip oyunları
birazdan düşecek yağmur damlaları..
kolaya indirgenmiş dalgınlıklar
dikkat kesilemiyorum hareketlere
harfler kaybolup gitmiş
kayıp ilanı asmalıyım sokak direklerine.
aramak zorunda mıyım?
buldum seni düşlerimde..
hiçbir anı açığa çıkmıyor nedense
intiharlar maalesef yine başarısız...
çetin geçiyor sonbahar,
yağmur yağmıyor olsa gerek yine
yine ağrıyor olsa gerek dizlerim
güç olsa gerek ayakta durma işlemlerim
hata raporu hazırlanıyor ömrüm üzerine
yaşamak zor değil,
yaşatmak zor bu bedeni..
dahası ayakları üzerinde öylece bırakmak
sağanak yağmurlar altında
temizlenmesi gerektiği olasılığında..
yönü belli olmayan sarsıntılarla
sallanıyor görüntüler sağa sola,
bazen de yukarıya,aşağıya..
polis sirenleri çalıyor dışarıda
hiç gerek yok telaşlanmaya
birileri çalıyordur yine,
birilerinin anılarını,
hırsızlık çalışmaları sırasında..
çalınmış bir ömrün anıları olur mu hiç?
yaşamını idame ettirebilme yeteneği?
üstüne üstlük nefes alabilme özelliği?
solunum sistemi koparılmamış mıdır?
cevaplar bu kadar uzakken,
yoğunlaşmamış mıdır içindeki sevgi?
kanrevan olmuş dolaşım sistemi
patlamamış mıdır damarlar?
kırmızı olmamış mıdır derinin rengi?..
umutlar ekiyorum saksıma
dualar ediyorum kendi dilimde
hayret ediyorum bazen aklıma,
o da istiyor seni görmeyi düşlerinde..

(şahdamarına batırılan topluiğnenin sinir uçlarına dokunma olasılığı)
(sonbahar şiirleri)
_________________
put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
seckin
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Feb 25, 2006
Mesajlar: 551
Nerden: istanbul-kütahya

MesajTarih: Sal Ekm 16, 2007 9:21 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

-aşırı-

-sonbahar geri çekiliyor yavaş yavaş,yüzü yerde-


aciz güneş aydınlatıyor sadece
ayaklarımı ısıttığı falan yok..
bulutlar da beceriksiz,
ağlamak bu kadar zor olmamalı..
işini iyi yapan sadece rüzgar
şiddetli ağrılar var dizlerimde..
biraz hüzün var bu sabah penceremde
kuşlara bıraktığım ekmek parçaları ıslak,
demek ki gece yağmur çiselemiş..
ıslak olunca daha kolay yenir
bunu unutmuşum demek ki..
sokakta çocuk bağırışmaları
çalışan insan seslerinin karmaşıklığı.
temizlik derdinde yine ev kadınları...
ben yüzümü kesip sana göndereceğim
ayrıca ellerimi de..
yüzümü yüzüne kapat bir zahmet
ellerimi de ellerinden bırakma..
düşürme düşlerimi düşkünlüklerinden...
farklı bir esinti olmadın sen ömrümde
kasırga misali tam ortasından başladın
en derinden en yüzeye,etkilemeye..
kış arefesinde doğal bir hüzün var içimde
derdimdir gözlerini öpememek,
kalbini okşayıp,ellerimde atmasını görememek...
ahh hangi algı alır beni derinliklerine?
görmek istemiyorum kaldırımları
alın alnımdan bu sargıları
istemiyorum..
takribi üç nefes daha kaldı
derin çekeceğim seni içime..
son nefeste bırakacağım kendimi yere..
kollarında bakmak gözlerine
kalbinin ritmini hissetmek bileklerinde
damarlarından geçen kanı sıvazlamak biraz..
nasıl da çok isterdim,kirpiklerini sevmeyi
parmakuçlarımdan neşterleri söküp
saçlarını ellerimle taramayı,örmeyi..
şimdi sabah sigarasını yakma vakti,
bitsin artık vücudumun nikotin beklentisi
geceden kalma kahveyi de ortak etmeli
titreme henüz başlamadı..
saçlarımı toplamalıyım
birazdan nöbetim başlayacak
ellerim saçlarıma gidiyor her defasında
engel olamıyorum maalesef bu duruma..
aynalar yine ışık yansıtıyor etrafa
kırmak istemiyorum,kesiklerim iyileşmedi daha.
tek bir şey istiyorum,şu an keşke sarılsam sana
iri kıvrımlı saçlarınla örtülse yüzüm
kolların kesiklerin izlerini sarsa
ayakların ayaklarımın üzerine bassa.
ince beline çekingen dokunsa ellerim
dirseklerini omuzlarıma koysan.
öylece yere düşene değin kalsan
tutarım seni,kollarım beni bırakana dek
tut beni,yoğunluğunla üzerine düşene dek..
gözlerime sür dudaklarını
al artık içimden yanılgılarını..

(davetsiz mısraların teşrifinde yaşanan telaş)
(sonbahar şiirleri)
_________________
put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
seckin
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Feb 25, 2006
Mesajlar: 551
Nerden: istanbul-kütahya

MesajTarih: Sal Arl 18, 2007 12:41 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

-eğik-


hiç olmadık bir anda
hiç hatırlanmayan bir yüzle
öylece bakıyorum sana
artık iyi göremeyen gözlerimle..
bakışlarımı uzaklara takıyorum
etrafımda dönüyor dünya
bu,umrumda bile değil
şimdi derin bir nefes daha çekmeliyim!
hücrelerim hızlanıyor,
zaman yavaşlıyor,
bir parça çikolata alıyorum dilime
ardından bir yudum su.
başımı yaslayıp geriye,
seni yaşıyorum düşlerimde..
suni tenefüs yapıyorum kendime
karbonmonoksit oranım hatsafhada
nikotin doygunluğa çoktan ulaştı
jetokain dolaşıyor kaslarımda..
büyüyen gözbebeklerimle
artık daha az görüyorum hayalini
kadranıma sığan her nesne
hayallerime birer giyotin etkisi
kapatıyorum pencerelerimi
artık ışığı görmesem daha iyi.
sabahlar başağrısı yüklü
hava kararmadan uyanmamak lazım
aydınlanmadan da uyumak elbette..
şişeyi havaya kaldırıyorum,
ciğerler sabırsız.
boğazım endişeli..
solunum sistemim telaş içinde
vücudum hala istemsizce titremekte...
belki daha farklı olabilirdi
seni unutabilmenin çareleri
ya da sadece seni görebilmenin
uzun uğraş istemeyen ihtimalleri..
öncesinde biraz alkol,
sonrası malum.
gözlerimin zaafiyeti uyarınca
ışığa dahi duyarlılığımı yitirdim.
yedek anahtarım hala daha,
anahtarını bulamadığım dolapta..
yastığımda bile başımı omzuma eğiyor
duvardaki herhangi bir noktada
dalıp gidiyorum gündüz uykularıma...
geceler ise hayalini görebilme olasılığında...

(uzun zaman sonra,dağınık bilinç sadeleştirmeleri)
_________________
put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
gokhan-bjk
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Dec 29, 2006
Mesajlar: 850
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Sal Arl 18, 2007 9:57 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

SONBAHAR AKŞAMI


Bir sonbahar akşamıydı,
Ağaçlar yapraklarını dökmüş,
İlkbahar'ın gelmesini bekliyorlardı,
Ellerimi çeneme koydum,
Bende onlar gibi düşünüyordum,
İlkbahar, İlkbahar, İlkbahar...

Aniden yağmur yağsa,
Sonra güneş açsa,
Ağaçlar çiçek açsa,
Kuşlar yeniden
Ağaçların dallarına konsa. Wink
_________________
Oklava hamur açar
Mandal çamaşır asar
Portakal vitamin yapar
Anlayacağın her şey bir işe yarar
Sen sen sen, ye iç yat
Elbet bunlar da gerek
Ama fabrikanın üretimi
Olmasın sadece tezek
Tezek bize ne gerek.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
seckin
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Feb 25, 2006
Mesajlar: 551
Nerden: istanbul-kütahya

MesajTarih: Çrş Arl 19, 2007 3:00 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

-uğultu-


gözaltına alınmış düşlerimle,
kelepçelere müdavim ruhum..

karanlığıma gelme,
gözlerinin akına matlık düşmesin..

belki bir vakit,
ellerinle intihar edeceğim..

yüzümü duvara dönüp,
gözlerimi dinlendireceğim..


hiç beklentisiz bir ışık huzmesi
ardından kamaşmaya meyilli retina
bu kadarı bile yetiyor,
gözlerimi saatlerce kapatmaya..
yüz kızartıcı bir suçtu bu
hayatına bağladığım umudum
başım yerdeydi,bakamazdım saçlarına
hükmüm sendin benim
aklımdaki hücrenden firar edemezdim..
gözlerin açılır,
lavaboya ışık düşer.
perdelerin kapanır,
alnıma ay düşer.
tedaviler sonuç yoksunu
ayaklarım yürümede çaresiz
zar-zor hareket kabiliyeti
süresiz yatak istirahati
mümkünse sürekli uyku hali..
sen bugün dışarı çıkma zihnimden
tavanımda dursun güzel yüzün
sana dair düşlere dalayım.
başım dönmesin
bir noktaya odaklanırken..
satırlar birbirine girmesin
yazdıklarını okumaya çalışırken..
nefesim bitmesin
adını aynada kendime haykırırken..
bilincime söz geçiremezken
zordur seni çıkarmak hücremden..
hiç bilmediğim bir mevsimde
hiç rastlamadığım bir yağmur tanesi
tenime asla dokunmamış bir esinti
gözüme dolmamış güneş huzmesi..
lütfen dışarı çıkın!
gözaltı sürem henüz dolmadı!
_________________
put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
akhyls
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Dec 06, 2007
Mesajlar: 100

MesajTarih: Çrş Arl 19, 2007 6:28 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Arkadaşlar çok güzel yazmışsınız Smile
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
jaddy
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Aug 24, 2007
Mesajlar: 47

MesajTarih: Cum Arl 21, 2007 6:55 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

seckin kitap çıkarmayı düşünüyo msn yada çıkardın mı Question
_________________
...Yaşamı bana sonradan zor kılacak insanlara, onu kolaylaştırmamın hiçbir nedeni yok...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
gokhan-bjk
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Dec 29, 2006
Mesajlar: 850
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Cum Oca 11, 2008 11:37 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Aşırı derecede sıkıcı geçen sınav haftasında kendimce bi şiir yazdım. Razz Bir sonraki yani alttaki mesajımda! Şiirimde Zardanadam'ın en çok sevdiğim şarkılarından olan hepsi hepsi hayat nasıl olsa'nın yani bunu iki yerde kullandım! Wink
_________________
Oklava hamur açar
Mandal çamaşır asar
Portakal vitamin yapar
Anlayacağın her şey bir işe yarar
Sen sen sen, ye iç yat
Elbet bunlar da gerek
Ama fabrikanın üretimi
Olmasın sadece tezek
Tezek bize ne gerek.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
gokhan-bjk
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Dec 29, 2006
Mesajlar: 850
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Cum Oca 11, 2008 11:48 am    Mesaj konusu: Ne zor şeymiş! Alıntıyla Cevap Ver

Ne zor şeymiş öğrenci olmak,
Ne zor şeymiş her gün sınav olmak,
Biri kimya, biri fizik, biri geometri,
Hepsi hepsi hayat nasıl olsa...

Ne zor şeymiş öglit'in bağıntıları,
Ne zor şeymiş üçgenin alanı,
Ne zor şeymiş Kimya'nın mol kavramı,
Hepsi hepsi hayat nasıl olsa...

Heleki edebiyat sen hiç konuşma,
Binbir tane silahın var zaten,
Aruz, redif, uyak, kafiye,...
Ulan dil-anlatım;
Ya senin silahlarına ne demeli,
Atom bombasımı, nükleer enerji mi?

(8 Ocak 2008-Çarşamba)
_________________
Oklava hamur açar
Mandal çamaşır asar
Portakal vitamin yapar
Anlayacağın her şey bir işe yarar
Sen sen sen, ye iç yat
Elbet bunlar da gerek
Ama fabrikanın üretimi
Olmasın sadece tezek
Tezek bize ne gerek.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
seckin
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Feb 25, 2006
Mesajlar: 551
Nerden: istanbul-kütahya

MesajTarih: Cum Oca 18, 2008 12:28 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

-tekil-

umudun fazlasıyla kesildiği bir tedavi
eski yalnızlıkların tekrar nüksetmesi
titreyen bir vücuda jetokain enjektesi
haftalarca mecburi yarı uyku hali..

kişisel yaklaşım
ben odaklı göz temasları
olur olmadık anda oluşagelen nöbetler..
yara bantlarının tutunamadığı açık yaralar
kan basıncının düşüşünden sebepli
kan kaybı yavaş biçimde sürekli
gelme ihtimali kalmayan yaşama sevinci.
bir bakıma ruhsal anatomik betimi
kişilik testlerine tabi ruhsal düzenlemeler
kısa metrajlı konuşma görüntüleri
cevaplar kısa.
soru yok.
görüş belirtilmeksizin uzun bakışlar
ifadeler mecburi anlamsız
hayat,
içle dışın uyumsuz uğraşısı
tutunamama durumu bundan kaynaklı.
bedene iliştirilen ruhta hoşnutsuzluk
beyaz boyalı dört duvar hükmü
kan dolaşımı durana değin geçerli.
eşyalardan gelen sesler derin
karanlıklar oldukça sessiz
bakışlar aydınlıkta farkedilebilir..
gitme zamanı gelmişse lakin düşlerden,
bitkisel hayatın bile anlamı yoktur artık..

..birinci tekil şahıstan iki kişilik replikler..

nefesimi durdurmalıyım.
düşlerim henüz gerçekleşmedi.
bugün yağmur yağsın yine.
bulutlar dünyayı terketmiş.
güneş retinamı acıtıyor.
gözlerimi kapatmalıyım.
dünya artık yaşanılası değil.
nefesimi durdurmalıyım.

(yeteneksizlikle ilintili yokolan yaşama sevinci)
_________________
put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
seckin
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Feb 25, 2006
Mesajlar: 551
Nerden: istanbul-kütahya

MesajTarih: Pts Oca 21, 2008 1:01 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

-çökük-


rüzgara direnen elmacık kemikleri
mora çalan kırışık gözaltı torbaları
sarımtırak ten renginde matlık,
ve artık alınan her nefes heyecansız..


damarların ten üstüne çıkma çabası
kaburga kemiklerinin bir bir sayılması
ışığın çığlıklarla retinayı zora sokması
gözkapakları kapanamayacak kadar gergin..
istemdışı kas hareketleriyle yüklü vücut
lütfen ellerinizi uzatır mısınız?
sakin olun,sadece kan alacağız.
teşekkürler!
bileklerinizdeki sargıları lütfen çıkarmayın
damarlarınız çok hassas,
çabucak kan kaybedebilirsiniz..
anlamsız durumda ifadesiz yüz hali
kapanan kapıya saatlerce bakakalma
bitkinlik başgösterince kapanır ışıklar..
bilinçüstü boş
bilinç kayıp
bilinçaltı arızalı
hafızasız bir yaşantının manzaraları...
ne yapıyorsunuz siz öyle?
bunu almayalı uzun zaman oldu sanırım
yapmayın lütfen az önce enjekte ettik..
bakışlar parkelere dönük
eller dizlerin üzerinde
damarlar ise ellerin..
parmakuçlarıyla okşanan sinir uçları
mayışmaya meyilli zihin koridorları
duvara yaslanan kafatası
solunum yolu enfeksiyonla dolu beden
yaşamak nefes alıp vermekten daha kolay!
sanırım ölmüş
morga alın kadavrayı
böyle olacağı belliydi
efendim ismi nedir kadavranın?
ismi önemli değil,
kimsesi yok nasıl olsa..

-otopsi raporlarıdır-

solunum yetmezliği.
fazlasıyla yalnızlık.
aşırı kas hareketi.
ölüme gösterilen direnç.
her iki bilekte derin kesikler.
bilinçaltınta deformasyon.
retinada anlamsız bir görüntü.
ayak bileklerinde morluklar.
elmacık kemiklerinde ezilme.
kafatasında çeşitli yerlerde kırık.
sinir uçlarında eski okşanma izleri.
yaşanılan hayatta anlam derinlikleri.

(anatomik saflıkla,ışığa aşırı duyarlı anlamların hassasiyet dereceleri)
_________________
put your hand on a hot stove for a minute,
and it seems like an hour.
sit with a pretty girl for an hour,
and it seems like a minute.
that's relativity.
-albert einstein
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
kimimben
zardanüye
zardanüye


Kayıt: Jan 21, 2008
Mesajlar: 3

MesajTarih: Pts Oca 21, 2008 2:49 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

şiir yazmak hep istediğim bişidi ama bi türlü beceremedim.. yazanlara hep özenmişimdir..

movsar'ım da eskiden yazardı bana. ahh ahh nerde o günler
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    www.zardanadam.com Forum Ana Sayfası -> İçimi Dökmeliyim Tüm saatler GMT
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 25, 26, 27, 28  Sonraki
26. sayfa (Toplam 28 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



 
 
IT Danışmanlık